Realwar.org üyelik gerektirmez. Tüm paylaşımlarımız değerli ziyaretçilerimize açıktır.
Kızılderililer Kimdir? Kızılderililer Türk müdür? Bilgi ve Kızılderili Resimleri
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Kızılderililer Kimdir? Kızılderililer Türk müdür? Bilgi ve Kızılderili Resimleri  (Okunma Sayısı 8451 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Site Yöneticisi
*****

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Aralık 08, 2006, 01:00:00 01
Kayıt No : 2
Mesaj Sayısı : 7850
Üye Artısı : 26


WWW
« : Mart 29, 2010, 06:48:42 18 »


Hain teröre sessiz kalmayın. BİZE KATILIN!
RW-EHİS Programı yayınlandı! İncelemek için tıklayın.

Kızılderililer Kimdir? Kızılderililer Türk müdür? Bilgi ve Kızılderili Resimleri
Kızılderililer

İlk Amerikalılar
Buzul Çağı'nın en şiddetli döneminde, M.Ö. 34000 - M.Ö. 30000 yıllarında, dünyadaki suyun önemli bir bölümü büyük kıtasal buz katmanları halindeydi. Bunun sonucunda, Bering Denizibugünkü düzeyinden yüzlerce metre daha aşağıdaydı ve Asya ile Kuzey Amerika arasında, adına Beringia denilen, bir kara köprüsü oluştu. Beringia’nın en geniş döneminde 1.500 kilometre kadar olduğu sanılıyor. Nemli ve ağaçsız bir tundra olan bölge, otlar ve diğer bitkilerle kaplıydı ve bu da ilk insanların yaşamak için avladıkları büyük hayvanları çekiyordu.

Kuzey Amerika'ya ilk erişen insanlar, yeni bir kıtaya ayak bastıklarını muhtemelen tahmin bile edemezlerdi. Atalarının binlerce yıldır yaptığı gibi Sibirya kıyılarında av peşinde koşmaya devam etmişlerdir.

M.S. ilk yüzyıllarda, bugünkü Arizona'da Finiks kentinin bulunduğu yöreye yakın yerleşim birimlerinde, top oynamak için alanların ve Meksika'da bulunanlara benzeyen piramit biçimli kümbetlerin yanı sıra kanal ve sulama sistemleri kuran Hohokumlar yaşıyordu.
İlk yerleşimciler Seminoller, Çerokiler ve Mişuki kabileleri ile karşılaştılar. İspanyol kaşifler ise Kaliforniya'da Şoşon, Payitu, Kahula, Mevuk ve diğer bazı kabilelerle karşılaşmışlardır. 19. yüzyılda, Avrupalı kaşifler batıya doğru göç ederken Kızılderili kabileleri kendi topraklarından sürmüşlerdir. Bu dönem batıda Apaçi, Siyu ve Komançi ve diğer kabilelerle yapılan utanç verici savaşlar dönemidir. Bu savaşlardan geriye kalan çok az sayıda yerli ise, Rezervasyonlar (kızılderililer için ayrılmış araziler) olarak bilinen küçük bir alanda yaşamaya mecbur edilmişlerdir.Yani bu halkın büyük bir kısmısoykırım'a uğradı.

Bugün ABD'de hükümet tarafından resmen tanınan 554 Kızılderili kabilesi vardır.

Kızılderililer 1952 yılına kadar Rezervasyon denilen toplama kamplarında yaşamaya zorlanmışlardır. Kizilderililerin halen önemli miktardaki kısmı bu bölgelerde yaşamaktadır.

1626 yılında Hollandalıların satın aldığı New York'ta günümüzde 85.000'den fazla Kızılderili yaşamaktadır.

2007 yılının Aralık ayında, en önemli Kızılderili kabilelerinden biri olan Lakota Siyuları ABD vatandaşlığından çekildiklerini ve kendi devletlerinikuracaklarını ilan etmişlerdir. Toprakları beş ayrı ABD eyaletinin sınırları içerisinde olan Lakotalar'ın bu girişiminin sonuçları henüz kesinleşmemekle birlikte, Kızılderililerin büyük soykırımdan bu yana ilk bağımsızlık girişimleri olarak tarihe geçmiştir.
Toplama kampları
Amerika'da ilk kızılderili yerleşim bölgeleri, 1840'lı yıllarda oluşturuldu. O yıllarda, Avrupa kökenli Amerikalılar, ülkenin batı bölgelerine yerleşmek için kızılderili kabilelerini de önlerine katarak ilerliyordu. Kızılderililer, doğup büyüdükleri toprakları terk etmek ve “rezervasyon” adı verilen, anavatanlarından çok daha küçük bölgelere yerleşmek zorunda bırakıldı.

Günümüz ABD'sinde Kızılderililerin yaklaşık % 85'i rezervasyonların dışında yaşamaktadır ve her büyük kentin kendi Kızılderili toplumları vardır. Amerika’da 300’den fazla kızılderili yerleşim bölgesi bulunmaktadır.
Ekonomi
ABD'de ekonomik olarak 3 büyük kabile bulunmaktadır: Mississippi Choctawlar (5 bin kişi. kumarhane, hoparlör işleri yapıyor) Oklahoma Choctawlar (35 bin kişi. Kumarhane, benzin istasyonu ve oteller zincirleri var) ve Oklahoma Chickasawlar (200 bin kişi).

Amerikan Bayanlar Ulusal Basketbol Birliği'nde (WNBA) tek bağımsız takım, sahibi bir Kızılderili kabilesi olan Connecticut San. Connecticut eyaletinin Mohegan Kabilesi 2003'te OrlandoMiracle kulübünü satın aldı ve Connecticut'a taşınan takım artık maçlarını Mohegan Sun adlı devasa kumarhane ve eğlence kompleksindeki salonda oynamaya başladı. O zamana kadar herWNBA profesyonel takımı bir NBA kulübüne aitti.

Rezervasyon bölgeleri dışındaki ilk yatılı okulda 1879'dan 1918'e kadar okuyan yaklaşık 10.000 Kızılderili çocuk; medenileştirilme hedefi ile kendi yerli dillerini konuşan ve kültürlerinin diğer yönlerini korumaya çalışan öğrencilerin cezalandırmaya dayandığı bir ortamda yetiştirilmişlerdir.

Kanadalı araştırmacı Ethel G. Stewart, 250 bin nüfuslu Navaho kabilesinin Orta Asya Türkleri'nin konuştuğu Atabaşkan dilini konuştuğunu gösterdi.
Şükran Günü'nün Anlamı
1620'lerde Avrupa'dan yerleşim için ilk kez May Flower (Mayıs Çiçeği) gemisiyle ABD’ye gelen Pilgrimler (yerleşimci ve hacı) ilk geldiklerinde aylarca süren yolculuklarından dolayı yorgun, hasta ve açtırlar. Kızılderililer onları karşılar ve yiyecek verir, hindi avlamasını, mısır ekmesini öğretirler. Üç yıl sonra İngiliz Vali William Bradford büyük bir yemek hazırlar ve Kızılderililer’i çağırır. Kızılderililerin şefi Massoit 90 kişiyle bu törene katılır.
O günden sonra her hasat sonrasında yemek geleneği sürer. 1863’de Başkan Abraham Lincoln Şükran Günü'nün ulusal bayram olmasını önerir, ancak bu öneri Kongre’de 1941'de karara bağlanır ve her yılın Kasım ayının son Perşembesi Şükran Günü olarak ulusal bayram ilan edilir.

ABD yayılmacılığı altında yok olan kabilelerin ürünlerde yaşayan isimleri

BD'liler ise tüm dünyaya pazarladıkları ürünlerinden birkaçına Kızılderili kabileleri isimleri vermiştir. Örnek olarak;
-Cherokee: Chrysler tarafından üretilen bir Jip
-Apache: ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir Helikopter markası, bir bilgisayar donanım ürünleri üreten marka, bir server ismi,
-Comanche: ABD Hava Kuvvetleri tarafından üretilen bir Helikopter Markası, Chrysler'in ürettiği bir kamyonet modeli.
-Chevrolet: Dünyanın önde gelen spor otomobil üreticilerinden bir ABD firması.
-Corvette: Chevrolet markasının bir modeli.
-Pontiac (Ünlü Kızılderili Şefi): 80’li yılların ABD kaynaklı en meşhur spor araba markalarından biri
-Chayanne: Porsche’nin ilk kez ürettiği Jip’e verdiği isim
-Fox: ABD’de bir TV kanalı
-Black Hawk : Helikopter markası
-Kentucky: Kökeni; Iroquois Kızılderililerinin kullandıkları dilde “ken-tah-ten” sözcüğünden gelen ve “Yarının Ülkesi” anlamına gelen kelime. Aynı zamanda tüm dünyaya yayılmış bir restoranlar zincirinin ismidir. (Kentucky Fried Chicken).
-Tahoe : Chevrolet'in ürettiği SUV

Kızılderili ve Türk dillerinde kullanılan ortak kelimeler


Koloni Dönemi ve Kızılderililer
Avrupalı kaşifler Amerika'ya geldiğinde, Amerika'da yüzlerce farklı kabile bulunmaktaydı. Bu kabilelerden bir çoğu ortak bir dili ve kültürü paylaşıyorlardı. Önce İspanyol asıllı denizcilerİspanyol Kraliçesi adına bu topraklara ayak basmış daha sonra başta İngiltere olmak üzere diğer Avrupa sömürgeci devletleri de aynı rotayı izleyerek Amerika'ya askerlerini, kaşiflerini göndermişlerdir. Avrupalı beyaz adamın şiddet düşkünlüğünden haberdar olmayan yerliler onları sevinçle karşılamış, ellerindeki altın vs. gibi şeyleri onlarla paylaşmak istemişler ancak sömürge güçlerinin baskısı hatta katliamı altında soykırıma uğramışlardır.

13 Haziran 2008'de Kanada Başbakanı Stephen Harper, Kanada Parlamentosunda düzenlenen bir törende Kızılderililerden resmen özür dilemiştir.
Kızılderililer Türk mü?
İstanbul Üniversitesi Mezunlar Derneği Başkanı Ali Çınar´ın girişimleri ile 26 Ocak´ta Türkevi´nde yapılacak zirveye, George Washington Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Türker Özdoğan, Amerikan İçişleri Bakanlığı Kızılderililer Doğu Yakası Daire Başkanı Frank Keel, Michigan Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Timur Kocaoğlu, Birleşmiş Güney ve Doğu Kabileleri Başkanı Brian Paterson, Araştırma Profesörü Marjorie Mandelstam Balzer ve Amerikan Kızılderilileri Araştırma Bölümü Arizona Devlet Üniversitesi öğretim üyesi Doçent Carol Lujan katılacak.

Ali Çınar konu ile ilgili açıklamasında,
Yıllardır Türk ve Kızılderililerin benzerliklerini ve bağlarını konuşuruz. Şimdi her iki taraftan da araştırmacıların katılımıyla bu bağların ne olduğunu öğrenip, herkese duyurma imkanı bulacağızdedi.
 
İŞTE O BENZER KELİMELER
Öte yandan Kızılderililerin Türk olduğunu öne sürenler, gelenek benzerliklerin yanı sıra dillerdeki ortak kelimeleri de delil olarak ortaya koyuyor. İşte o kelimeler: Yatkı: Ev, yatılan yer, Dodohişça: Dudak, Lı-ık: Vatan, ili, Tamazkal: Hamam, temiz kal, T-sün: Uzun, Hogan: Kerpiç ev, Hopan, Missigi: Mısır, Tepek: Tepe, Hu: Selam, Tete: Dede, Türe: Türe, Töre, Atış-ka: Ateş, Yanunda: Yanında, Aş-köz: Yemek, Tapa: Tuba, Yu: Su, yu-mak, yıkamak, İldiş: Dişleme, Kün: Gün, Tepek: Tepe, Kuşa: Kuş, Köç:Göç

Kızılderili atasözleri
Ağlamaktan korkma! Zihindeki ıstırap veren düşünceler gözyaşı ile temizlenir.

Arkamda yürüme, ben öncün olmayabilirim. Önümde yürüme, takipçin olmayabilirim. Sana uymayabilirim. Yanımda yürü ki böylece seni görebileyim, böylece ikimiz eşit oluruz.
Ute Boyu

Aşkı tanıdığında, Yaratıcı'yı da tanırsın.
Fox Boyu

Avlayacaksan en zayıf geyiği avla, çünkü sağlam olanlar yeni neslin devamını sağlayacaktır.

Barış ve mutluluk her anda mevcuttur. Barış ve mutluluk her adımdadır. Ruhun meseleleri için siyasi çözümler yoktur.

Bir başkasının kabahati hakkında konuşmadan önce daima kendi çarığının içine bak.
Sauk Boyu

Bir düşman çok, yüz dost azdır.
Hopi Boyu

Bir kere "Al şunu" demek, iki kere "Ben vereceğim" demekten iyidir.

Biz ağaçlara zarar vermek istemeyiz. Ne zaman onları kesmemiz gerekse, önce onlara tütün ikram ederiz. Odunu asla ziyan etmeyiz, lazım olduğu kadar keser, kestiğimizin hepsini kullanırız. Eğer onların hislerini düşünmez ve kesmeden önce tütün ikram etmezsek, ormanın diğer bütün ağaçları gözyaşı dökecektir, bu da bizim kalbimizi yaralar.
Bütün Kızılderililer her yerde durmadan dans etmelidir. Önümüzdeki ilkyaz Yüce Ruh gelecek. Bütün av hayvanlarını geri getirecek. Avdan geçilmeyecek bu topraklarda. Bütün ölü Kızılderililer geri gelecek ve yeniden yaşayacaklar.
Wovoka Boyu

Doğum yapan her şey dişidir. Kadınların ezelden beri bildiği kainatin dengelerini erkekler de anlamaya başladıkları zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degişmeye başlamış olacaktır. Mohawk Boyu

Dur, dinle. Hep konuşursan hiç bir şey duyamazsın.

Dünyadaki her şeyin bir sebebi vardır. Her bitki bir hastalığı tedavi etmek için büyür. Ve her insan bir görevle yaratılmıştır.

Düşmanımı cesur ve kuvvetli yap! Eğer onu yenersem utanç duymayayım.
Apache Boyu

Eğer bir ülkede gölgelerin boyu insanların boyunu geçmişse o ülkede güneş batıyor demektir.
Eğer herkes bir başkası için bir şey yaparsa dünyada ihtiyaç içinde kimse kalmaz. Sadece bir kişiye yardım et! Şimdiki usul bu değil ama inanıyorum, insanlar bu yolu öğrenecekler.
Eğer sorsanız: 'Sessizlik nedir?' Cevap veririz: O Büyük Ruh' un sesidir. Yine sorsanız: 'Sessizliğin meyveleri nelerdir?' Cevap veririz: Kendi kendini kontrol, gerçek cesaret demek olan metanet, sabır, vakar ve saygı.'

Fakir olmak, şerefsiz olmaktan daha küçük bir meseledir.

Gözlerde yaş yoksa, ruh gökkuşağına sahip olamaz

Gözün ile değil, yüreğin ile hüküm ver.

Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Halbuki bilgi mazidir, hikmet ise istikbal.
Lumbee Boyu

Hayvanlar olmadan insanlar nedir ki? Eğer bütün hayvanlar kaybolup giderse insanoğlu büyük bir ruh yalnızlığı içinde ölecektir. Hayvanlara ne olduysa insanlara da aynısı olur. Her şey birbirine bağlıdır. Yerkürenin başına gelen, yerkürenin çocuklarının da başına gelecektir.
Her şey halkadır. Her birimiz kendi hareketlerimizden sorumluyuz. Hepsi döner dolaşır, bize geri gelir.

Herbirimizin farklı bir rüya gördüğünü hatırlatmakta fayda var.

İhanet arkadaşlık zincirini karartır, fakat vefa onu her zamankinden parlak yapar.

İlkbaharda usul usul yürü; toprak ona hamiledir...

İnsan iki ruhludur içinde bir iyi köpek birde kötü köpek kavga eder. Hangisini daha çok beslersen o kazanır

İnsan tabiattan uzaklaştıkça kalbi katılaşır.

İnsanın gözleri öyle kelimelerle konuşur ki dil onları telaffuz edemez.

Kartalı vuran kendi tüyünden yapılmış oktur.

Kaybetmeyi ahlaksız bir teklife tercih et. İlkinin acısı bir an, diğerinin vicdan azabı bir ömür boyu sürer.
Kehanet, muhtemel bir olayı kesin bir bakış ile görmekten başka şey değildir. Hava ya bulutlu olacaktır, ya da güneş açacaktır.
Cherokee Boyu

Komşun hakkında hüküm vermeden önce, iki ay onun makosenleriyle yürü!
Cheyenne Boyu

Nimet de külfet de 'Büyük Ruh' un elindedir. Bazen onun külfeti bizi nimetinden daha fazla akıllandırır.

Ölüler güç ve bilgilerini beraberinde götürmez, yaşayanlara ilave eder.
Hopi Boyu
Senin vicdanın senden başkasını temsil edemez.

Sevgi ile yorulmadan ilerleriz. Sevgi ile, sadece onunla başkaları için fedakarlık yapabiliriz.
Son ırmak kuruduğunda, son ağaç yok olduğunda, son balık öldüğünde; beyaz adam paranın yenmeyen birşey olduğunu anlayacak

Su gibi olmalıyız. Her şeyden aşağıda, ama kayadan bile kuvvetli.
Siyu Boyu

Şeytan hakkında konuşmayın. Gençlerin kalbinde merak uyandırır.
Siyu Boyu

Unutmayın çocuklarınız sizin değildir. Onu Yaratıcı'dan ödünç aldınız.
Mohawk Boyu

Ulu Ruh'un kelimeleri meşe yaprağı gibi sararıp düşmez: çam yaprağı gibi ilelebet yeşil kalır.
Üç barış vardır: Birinci barış, en önemli barıştır. İnsan ruhundadır o. İnsan, kainatla ve kainatın bütün güçleri ile olan ilişkisini, beraberliğini farkettiğinde, kainatın merkezinde Büyük Ruh'un durduğunu ve bu merkezin her yerde, her birimizin içinde olduğunu farkettiğinde birinci barış sağlanmıştır. Bu gerçek barıştır, diğerleri sadece bunun akisleridir. İkinci barış iki fert arasında olan barıştır. Üçüncü barış ise iki millet arasında yapılır. Fakat hepsinden önce, anlamalısınız ki 'gerçek barış' dediğim birinci barış, insanın ruhundaki barış yoksa ne fertler ne de milletler arasında barış olabilir.

Yağmur iyilerin üzerine de yağar, kötülerin de..
Yanlışı gören ve önlemek için eli uzatmayan yanlışı yapan kadar suçludur.

Yapmamız gereken: her şeyi eski sadeliğine döndürmektir, böylece bozulan düzenimiz yeniden kurulacaktır.

Yaşlılık ölüm kadar şerefli değildir. Yine de çok kimse onu ister.

Yeryüzü, bize atalarımızdan miras kalmadı,çocuklarımızdan ödünç aldık.


Kızılderili isimleri ve anlamları

Kızılderili bireylere doğduklarında verilen isimler  aileleri tarafından çocuklarında görmek istedikleri özelliklere göre verilir. Genelde çok isimlidirler. İsimler kendilerince kutsal sayılır. Büyüyüp birer ergin kabile üyesi olunca  kabile üyeleri tarafından kahramanlıklar  ilginç olaylar ya da yetilerine göre aldıkları isimler de vardır.

ERKEK İSİMLERİ:
Yalnız KURT  Kızıl BULUT  Keskin BIÇAK  Sert RÜZĞAR  Rüzgarın OĞLU  Şahin GÖZ  Uçan OK  Yaralı KARTAL  Şahin ADAM  Asil KURT  Uçan KARTAL  Deli KAR  Kartalın OĞLU  Kar KARTALI  Kızıl TÜY  Çağlayan IRMAK. Sessiz DERE  Kar KARTALI  Kırık OK  Attığını VURAN  Gönlü Kırık ŞAHİN  Seven KARTAL  Kızgın BOĞA  Sarı BOĞA  Şimşeğin OĞLU  Yaralı DİZ  Kırık BIÇAK  Saçı RÜZĞARLI  Fırtına SAVAŞÇI  Korkutan ATMACA  Ayı BOĞAN  Hızlı ŞAHİN  Bodur BOĞA  Gök Gözlü SAVAŞÇI  Bilge ADAM  ŞİFACI  Yay KOPARAN  Oktan HIZLI Korkusuz ŞEF  Korkusuz RUH  Kızılderili VATANSEVER  Kırık MIZRAK  Meydan OKUYAN  Sevgi YÜKLÜ  Kırık KALP  Sevdi OLMADI  Yüce RUHLU  Amuda Kalkan BOĞA  Agresif GERGEDAN  Kurt Kaçıran ASL AN Kediden Korkan KAPLAN  Kanadı Kırık KARTAL  Şahin PENÇESİ  Koşan BOĞA  Rüzğarla YARIŞAN  Panter PENÇESİ  Toprakla yoğrulan SAVAŞÇI

KADIN İSİMLERİ:
Ay IŞIĞI  Çiğdem ÇİÇEK  Doğan GÜNEŞ  Çevik CEYLAN  Buğulu GÖZ  Çiçek DALI  Karlı Dalda TOMURCUK Yaban GÜLÜ  Kiraz ÇİÇEĞİ  Çayır BUĞUSU  Kızıl NEHİR  Çağlayan IRMAK  Gönlü Kırık Sarışın KELEBEK Daldaki ÇİĞTANESİ  Solan GÜL  Yaralı CEYLAN  Deniz GÖZLÜ  Göl KUĞUSU  Küçük SERÇE  Ağlayan GÖNÜL Sevdi OLMADI  Ceylan GÖZLÜ  Çağlayan PINAR  Durgun SU  Kırık DAL  Çiğ TANESİ  Çiçek TOMURCUĞU Gökkuşağı GÖNÜL  Dağların PRENSESİ  Ova ÇİÇEĞİ  Ağlayan PINAR  Gül TOMURCUĞU  Esen ILIK RÜZĞAR Çadıra VURAN DAMLA  Billur DAMLASI  Buğday Tarlasındaki MOR ÇİÇEK  Fingiryen FARE  Ağlayan YILDIZ Defne Samyeli

ÇOCUK İSİMLERİ:
Benekli KELEBEK Küçük KURT  Çevik CEYLAN  Annesiz DURMAZ Koşan KAPLUMBAĞA Mini SERÇE  Sisten KORKAN Küçük KAPLUMBAĞA Zıplayan BALIK Havadaki ÇEKİRGE Ceylan BAKIŞLI  Korkusuz SİNCAP Gölge KOVAN Bal KÜPLÜ ARI  Sinekle SAVAŞAN  Gözü CEYLAN Kızılderili HAMSİ  Balık GÖZÜ  Kelebek KANADI Takla Atan TRANTULA Yüzme Bilmeyen BALIK Söğüt Dalındaki KAPLUMBAĞA Uçan TIRTIL Al KİRAZIM  Bal ARIM BAL PETEĞİM..

Tarih boyunca kendisine ait olmayan coğrafyalar üzerinde sayısız savaş ve çatışmanın mimarı olan ABD,  kendi kanlı tarihini ve soykırımlarını unutmuş gibi görünüyor. Ama tarih unutmuyor. Bu kanlı tarihin sayfalarını açtığımızda, karşımıza ilk olarak Kızılderili katliamı çıkıyor. Kristof Kolomb’un 1492 tarihindeki keşfinden hemen sonra başlayan Kızılderili katliamı, yerli halkın tabi tutulduğu soykırımın adıdır. O tarihten 1886 yılına kadar süren katliamda,  70 milyon Kızılderili ortadan kaldırıldı.

İlk biyolojik silah

ABD’nin resmi devlet politikası olan Kızılderili soykırımı, Nazi Almanyası’nda Yahudilere karşı uygulanan soykırımdan çok daha büyük bir soykırımdı. ABD’nin resmi makamları Kızılderili kellesi başına 5 dolar ödemişti. Devlete ait binaların bodrumları, Kızılderili kafataslarıyla dolmuş taşmıştı. İlk biyolojik silah, Kızılderililer üzerinde uygulanmıştı. Sürgüne gönderilen Kızılderililere yardım olarak dağıtılan battaniyelere çiçek mikrobu bulaştırılarak çok sayıda insanın öldürülmesi sağlanmıştı. Kızılderililerin açlıktan ölmesi için başlıca yiyecekleri olan bizonların toptan ölmesi de, soykırım yöntemlerinden biri olmuştu. Ancak ABD’liler, soykırım için son derece ilginç bir savunma yapıyor: “Sonuna kadar öldürmedikçe soykırım sayılmaz!”


Sığır gibi vurdular

’Yaralı Diz Katliamı’, Lakota Siuları ile Amerikan askerleri arasındaki son büyük çatışma olarak tarihe geçmişti. 29 Kasım 1890’da Birleşik Devletlerin beş yüz kişilik 7. Süvari alayı Minneconjou Lakota yerlilerinin kamp yerlerini çevirmiş ve çıkan çatışmada, Kızılderili şefi Koca Ayak’ın da aralarında bulunduğu 62’si kadın ve çocuk toplam 153 Siu öldürülmüştü. 1890’da Wounded Knee’deki Siu katliamı Kızılderili özgürlüğünün sembolik olarak sonu oldu.

Katliamı yaşayanlardan biri olan  Gelincik Louise’nin şu sözleri vahşeti anlatmak için yeterli: “Kaçmaya çalıştık. Ama yaban sığırı gibi bir bir vurdular bizi. “

ABD askerleri katletikleri Kızılderelileri açtıkları bir çukura topluca gömdü.
 
Organlarını kopardılar

Bartolome de Las Casas’ın yazdığı ‘Kızılderili Katliamı’ adlı eser, zulmü şöyle anlatıyor: “Sırf eğlence olsun diye, kadın erkek demeden yerli halkın ellerini, burunlarını ve kulaklarını kesip kopardıklarını ve bunun bölgenin değişik yerlerinde defalarca tekrarlandığını kendi gözlerimle gördüm. Memeden kesilmemiş bebekleri annelerinin göğsünden alarak onları en uzağa fırlatma konusunda birbirleriyle yarıştılar...”
 
Silahları ilk kez gördüler

Amerika kıtasını keşfeden Kristof Kolomb’un seyir günlüğüne göre Kızılderililer, ”Keskin silahları ilk kez gören, kötülüğü tanımayan ve hiç silahı olmayan“ bir ulustu. O tarihlerde dünya nüfusunun 5’te biri Kızılderiliydi. Ancak bugün, soykırımlarla yok denecek seviyeye geldi.
 
Vahşi hayvanların imha edilmesi gerekiyor

ABD... Kızılderililerin ve kovboyların ülkesi. Amerikan filmlerinde hep “kötü” Kızılderililere karşı savaşan “kahraman” kovboyların ülkesi. Avrupa’dan gelen “beyaz adam” Amerika’da boy gösterdiğinde, bugünkü ABD’nin bulunduğu topraklar üzerinde Kızılderililer kabileler ve aşiretler halinde yaşamlarını sürdürüyordu. Bu sömürgeciler, onların vatanlarını işgal etti, topraklarından sürdü. Beyaz adam Amerika’yı binlerce yıldır üzerinde yaşayan yerli halkın elinden zorla almıştı. Kızılderili soykırımıyla bugünkü Amerika’nın da temelleri atıldı. Kıtanın asıl sahibi olan yerliler, kıtayı atalarından devralmış, fakat bu toprakları çocuklarına miras bırakamamıştı.

Yerlileri kurtlara benzetmişti
Kızılderililere tahammül edemeyen bu zorbalar; onları “halk” olarak bile görmüyordu. ABD’nin kurucusu ve ilk Başkanı George Washington’un sözleri de tezi doğruluyordu. Washington, yerlileri vahşi kurtlara benzeterek, “Bu vahşi hayvanların (Kızılderilileri kastediyor) tamamen imha edilmesi gerekiyor” diyordu. Sonuçta da öyle oluyordu. ABD’nin bir başka Başkanı Theodore Roosevelt de Washington’dan geri kalmıyordu: “Ben en iyi yerli (Kızılderili) ölü yerlidir demek istemiyorum ama 10’da 9’u öyledir” diye konuşuyordu.
 
Son savaşçı Geronimo işkence ile öldürüldü
En ünlü Kızılderili şefi Geronimo, halkının daha fazla zarar görmemesi için kendini feda etti
Kendi öz dilinde ’Gokhlayeh’ olarak bilinen ünlü Kızılderili lideri Geronimo, günümüzde Yeni Meksika olarak adlandırılan bölgede 1829 yılında doğmuştu. Şef Mahko’nun torunu olan Geronimo, Apacheler arasında en çok saygı duyulan kesim olan Chiricahua ve aynı zamanda şefi olan Juh isimli kayınbiraderiyle de bağlantılıydı. Geronomi, bu şefin sözcüsü sıfatıyla ABD yönetimiyle ilişki kurmuştu. Apacheler arasında ise son savaşçıydı. Beyazlara karşı mücadele veren bir kahraman olarak tanınmıştı. O sıralar Amerikalı yerleşimcilerin yanı sıra İspanyollar da bölgeye akın        etmeye başlamıştı. Geronimo’nun hayatındaki en kötü anı da bu dönemde gerçekleşti.

En ünlü Apache şefi
1858 yılında bir gün eve döndüğünde, eşi, annesi ve 3 çocuğunu İspanyollar tarafından öldürülmüş olarak buldu. Bu olaydan sonra Geronimo, beyaz olan herkese karşı nefret duymuş ve elinden geldiği kadar beyaz öldürmeye çalışmıştı. Onun bu intikam ateşi Apacheler arasında bir üne sahip olmasını sağlamıştı. Arizona ve New Mexico’da yaşayan beyaz yerleşimcilere suratındaki agresif ifadesi ve vücudundaki Apache kanından dolayı hep korku saçacaktı. Geronimo, aslında bir şef değildi; bir şamandı.  Apache şeflerinin hepsi, onun görüşlerine saygı duyuyordu. 1870’de yakalanıp San Carlos’a götürüldü. Defalarca kaçmasına rağmen yakalandı. Ancak özgür ruhlu Geronimo, tutsak yaşayamazdı. Yine kaçmayı başardı. 1885’teki bu kaçışından 1894’yılına kadar Geronimo bulunamadı. Bir keresinde 24 adamı ile 5 bin Amerikan süvarisinden kaçan Geronimo Dumanlı Dağlar’a sığınmıştı. Dağları didik didik arayan süvariler ilginçtir ki Geronimo’nun izine bile rastlayamamıştı. Hırsını alamayan askerler, köylere saldırıp kadın ve çocukları öldürmeye başlamışlardı. Bunu duyan Geronimo sonunda dayanamadı ve halkına zarar gelmemesi için teslim oldu. 1909 yılında bir savaş mahkumu olarak Oklahoma’da işkence edilerek öldürüldü. Geronimo’nun sembolik mezarı Fort Sill-Oklahoma bölgesindedir. Apachelere göre Geronimo kutsal topraklar olan Dumanlı Dağlar’dadır.

KIZILDERİLİ RESİMLERİ








































realwar.org
« Son Düzenleme: Mart 29, 2010, 06:51:02 18 Gönderen: REALWAR » Logged

"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."Kemal Atatürk
AR-İN DEP.
*

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Ağustos 14, 2007, 07:24:56 19
Kayıt No : 234
Mesaj Sayısı : 10
Üye Artısı : 3


« Yanıtla #1 : Mart 29, 2010, 07:12:49 19 »

çok ilginç bi bilgiymiş ilgimi çekti tşklerr  ;) dft009
« Son Düzenleme: Mart 29, 2010, 07:22:05 19 Gönderen: kurs güzeli » Logged
Site Yöneticisi
*****

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Aralık 08, 2006, 01:00:00 01
Kayıt No : 2
Mesaj Sayısı : 7850
Üye Artısı : 26


WWW
« Yanıtla #2 : Mart 29, 2010, 07:52:00 19 »

Rica ederim... dft009
« Son Düzenleme: Mart 30, 2010, 04:12:06 16 Gönderen: REALWAR » Logged

"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."Kemal Atatürk
Asteğmen
*

Personel Rütbesi : Asteğmen
Şube :
Kayıt Tarihi : Mart 31, 2010, 08:25:45 20
Kayıt No : 1788
Mesaj Sayısı : 192
Üye Artısı : 3


« Yanıtla #3 : Nisan 08, 2010, 05:43:37 17 »

Resimler cok güzel ve ilginç elinize sağlık komutanım...
Logged
Site Yöneticisi
*****

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Aralık 08, 2006, 01:00:00 01
Kayıt No : 2
Mesaj Sayısı : 7850
Üye Artısı : 26


WWW
« Yanıtla #4 : Nisan 08, 2010, 06:46:15 18 »

Yorumun için teşekkürler Unforgiven.
Logged

"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."Kemal Atatürk
Yeni Personel
*

Personel Rütbesi : Yeni Personel
Şube :
Kayıt Tarihi : Mart 31, 2010, 07:43:25 19
Kayıt No : 1787
Mesaj Sayısı : 13
Üye Artısı : 1


« Yanıtla #5 : Nisan 11, 2010, 04:15:57 16 »

Gerçekten çok güzel .. Elerinize sağlık..
Logged
Site Yöneticisi
*****

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Aralık 08, 2006, 01:00:00 01
Kayıt No : 2
Mesaj Sayısı : 7850
Üye Artısı : 26


WWW
« Yanıtla #6 : Nisan 11, 2010, 10:12:57 22 »

Umarım işinize yaramıştır, rica ederim..
Logged

"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."Kemal Atatürk
Personel Daire Başkanlığı
*

Şube : İstanbul
Kayıt Tarihi : Ağustos 11, 2007, 12:00:00 00
Kayıt No : 1804
Mesaj Sayısı : 159
Üye Artısı : 7


« Yanıtla #7 : Ağustos 27, 2011, 01:11:07 13 »

Teşekkürler Sayın Körük. En geniş bilgi bu sanırım. Googledan kendi sitemize gelmek güzel bir rastlantı.
Logged

Personel Daire Başkanlığı & Halkla ilişkiler
Site Yöneticisi
*****

Şube : Ankara
Kayıt Tarihi : Aralık 08, 2006, 01:00:00 01
Kayıt No : 2
Mesaj Sayısı : 7850
Üye Artısı : 26


WWW
« Yanıtla #8 : Ağustos 28, 2011, 05:58:43 17 »

Rica ederim. İşinize yaradığına sevindim.
Logged

"Milli mücadelelere şahsî hırs değil, milli ideal, milli onur sebep olmuştur."Kemal Atatürk
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: